Nefret Üzerine

Cinselliğin hayatın merkezi olduğunu sanırdım. Öyle de.

Fakat buna bir ekleme yapmak gerekiyor. Erkek-Kadın kombinasyonunun üzerinde çarpan bir yıldırım; Nefret !

Nefret.. Bu kadar özlü bir duyguyla karşılaştığımı hatırlamıyorum. Tıpkı bir seri katilin aklî dengesizliğinin içinde hissediyorum o zamanlar kendimi. Birini ya da binine karşı duyulan öfke! Ah, tanrım daha güçlü bir şey olamazdı. Nefretin getirdiği kinetik enerjiyi suskunla bastırmak, peygamber sabrı ister. Nefret, gözbebeklerinin üste doğru yükselmesini, çizgili kaslarının gerginleşmesini, karanlığının içindeki şimşekli fırtınayı arzular.

Yapmak zorunda hissedersin kendini. Nefret sana sesleniverir: " Yok et! "

Alyuvarlarının sinirleriyle dans etmesi ve yüzüne o nefretin tahtıyla yükselen kırmızı renk. Senin bedenini daha güçlü yapan bir şey var mı? Bu duygunun karşısında diz çökerim ve onun istediklerini yaparım. Nefret, her insanın belirli zamanlarda tanrısı olmuştur. İçin onun emrettiği şaraptan ve yapın ne emrediyorsa. Öfkeyle kalkan, nefretle oturur. Vücudun başka stres atma yöntemi bilemez! Onun sesini dinle. Fakat yapamıyorsan bu senin yine iyiliğinedir. Nefret etmek, çokça nefret etmek sabretmeyi öğretir sana.

Nefret, senin özkuvvetindir.

  • Yorum yapmak için lütfen üye olunuz!!!